INSPO
Motorlardan, çizgilerden ve iki kardeşin ortak tutkusundan.
Otto Burger, annemizin mutfak hobisini profesyonel bir işe dönüştürme fikriyle başladı.
Otomotiv dünyasının içinden gelen iki kardeşin mühendislik ve tasarım yaklaşımı, annemizin mutfak tutkusu ile birleşti.
Biz bu süreci, bir otomotiv projesini ele alır gibi ele aldık. Profesyonel eğitimlerden mutfak süreçlerine, marka kimliğinden restoranın en ince detaylarına kadar her şeyi ailecek birlikte geliştirdik.
Bizim için otomobil hiçbir zaman yalnızca bir ulaşım aracı olmadı. Motorlar, mekanik sistemler, tasarım çizgileri ve mühendislik çözümleri hayatımızın doğal bir parçasıydı.
Kendi restoranımızı kurarken de bu dünyayı geride bırakmak istemedik.
Bu yüzden Otto Burger’in hikâyesi mutfakta değil, biraz daha geride; motorlarda, çevrimlerde, şasilerde, şanzımanlarda ve otomobil tasarımında başlıyor.

OTTO NEREDEN GELİYOR?
Otto Burger adını, içten yanmalı motor tarihinin en önemli isimlerinden Nikolaus August Otto’dan ve onun adıyla anılan Otto çevriminden alıyor.
Klasik benzinli motorların çalışma prensibini tanımlayan bu çevrim, restoranımızın da başlangıç noktası oldu.
Köfteli burgerler bizim için Otto dünyasıydı.
Diğer isimler de buradan dallandı.
MENÜDEKİ İSİMLER NEDEN BÖYLE?
Her burgerin adı, içeriğiyle otomotiv dünyası arasında kurduğumuz küçük bir bağlantıdan geliyor.
Bazıları teknik bir benzerlikten, bazıları kelime oyunundan, bazılarıysa sadece bizim anladığımız bir şakayla başladı.
Şimdi siz de biliyorsunuz.
MENÜDEKİ İSİMLER
Otto
Her şeyin başladığı burger.
Köfteli burgerlerimizin temelindeki motor referansı, restoranımıza da adını veren Otto çevrimi.
Bu yüzden ana burgerimizin adı başka bir şey olamazdı:
Otto.
Macpherson
Adını otomotiv dünyasının en bilinen süspansiyon düzenlerinden biri olan MacPherson sisteminden alıyor.
Ama hikâyenin bir de küçük kelime oyunu var.
Bu burgerin bileşenleri, dünyanın en tanınmış burgerlerinden biriyle bazı ortak noktalar taşıyor.
İsmin başındaki “Mac” de tam burada devreye giriyor.
Base
Her otomobil bir temel üzerine kurulur.
Bir şasi ya da platform, geri kalan her şeyin başlangıç noktasıdır.
Menümüzün en sade ve en doğrudan burgeri için karmaşık bir teknik isim yerine en net kelimeyi seçtik:
Base.
Kingpin
Kingpin, otomotivde direksiyon ve ön takım geometrisinin köklü kavramlarından biri.
Burger tarafındaysa başka bir çağrışımımız vardı.
İçeriği, burger dünyasının en bilinen “king”lerinden biriyle bazı ortak noktalar taşıyordu.
Otomotiv referansı ile kelime oyunu aynı isimde buluştu.
Wankel
Köfteli burgerler bizim Otto dünyamızsa, tavuklu burgerde motoru değiştirmemiz gerekiyordu.
Bu yüzden ilk tavuk burgerimiz adını, klasik pistonlu motorlardan tamamen farklı çalışan Wankel rotary motordan aldı.
Motor değişti.
Burger de değişti.
Neo-Wankel
Restoranı açtıktan sonra Wankel’e yeni bir alternatif getirmek istedik.
Aynı aileden, farklı bir yorum.
İsmi de köklerinden fazla uzaklaştırmadık:
Neo-Wankel.
Retarder
Retarder, kamyon ve ağır ticari araçlarda kullanılan yardımcı yavaşlatma sistemlerinden biri.
Bu burgerin içinde pastırma ve göz yumurta olunca, kendi aramızda ona biraz “kamyoncu işi” demeye başladık.
Gerisi kendiliğinden geldi.
Retarder.
Double Clutch
İki köfte.
İki kavrama.
Double Clutch adını çift kavramalı şanzıman teknolojisinden alıyor.
Twin Scroll
Bir başka çift köfteli burger.
Bu kez ilhamımız, egzoz akışını iki ayrı kanalda yöneten twin-scroll turbo teknolojisiydi.
İki akış.
İki köfte.
Twin Scroll.
Atkinson
Ne klasik köfte ne tavuk:
Tiftik et.
Otto ve Wankel’den sonra üçüncü çevrimimiz için başka bir motor dünyasına geçtik ve adını Atkinson çevriminden aldık.
Muffler
Hot dog’umuzun adı neden Muffler?
Çünkü sosis bize egzozu hatırlattı.
Egzoz susturucusunun İngilizcesi:
Muffler.
Bazen isim bulmak gerçekten bu kadar basit.
ÇİZGİDEN LOGOYA
Otto Burger’in otomotiv hikâyesi yalnızca ürün isimlerinde kalmadı.
Otomobil tasarım dünyasının önemli isimlerinden Frank Stephenson’ın bize hediye ettiği üç orijinal çizim bugün restoranımızın duvarında asılı.
Bizim için onlar yalnızca dekor değil.
Otomobillere, tasarıma ve bizi Otto Burger’e getiren dünyaya duyduğumuz tutkuyu her gün yeniden hatırlatan parçalar.

Frank’in Otto Burger logosuna verdiği destek de bu hikâyenin başka bir bölümünü oluşturdu.
Logomuzun yeniden yorumlandığı çizim, zamanla restoranımızın görsel kimliğinin en özel parçalarından biri hâline geldi.
Bugün o çizimin ruhunu yalnızca tabelamızda ve ekranlarımızda değil, burgerlerinizi sardığımız kâğıtta da görebilirsiniz.
Yani elinizde tuttuğunuz burgerin kâğıdı bile Otto Burger’in otomotiv ve tasarım hikâyesinin bir parçası.
TEŞEKKÜRLER, FRANK
Duvarımızdaki çizimler, logomuza verdiğin destek ve Otto Burger’in hikâyesine kattığın iz için teşekkürler, Frank.
Bunların hepsi bizim için gerçekten çok özel.
